Çekirdekten Büyüyen Konut Konsepti (CORE+)
- Anasayfa
- Sektör Görüşleri
- Çekirdekten Büyüyen Konut Konsepti (CORE+)
Çekirdekten Büyüyen Konut Konsepti (CORE+)
"Çekirdekten Büyüyen" Konut Konsepti (CORE+)
Çalışmanın temelini oluşturan CORE+ modeli, afetten hemen sonra acil barınma ihtiyacını karşılayan ve zamanla büyüyerek kalıcı bir eve dönüşen üç aşamalı bir modüler sistemdir:
Aşama 1 (CORE - Çekirdek): 15 m²’lik, mutfak, banyo ve mekanik sistemleri içeren ilk ünite. Afet anında hızla kurulur.
Aşama 2 (SPACE - Alan): İhtiyaca göre eklenen 18 m²’lik ek yaşam alanı.
Aşama 3 (DWELL - Konut): Yaklaşık 74 m²’lik ana gövdenin eklenmesiyle toplamda 110 m²’lik, 3 oda 2 banyolu kalıcı bir konuta dönüşüm.
Bu yaklaşım, "geçici konut" (konteyner kent) maliyetini ortadan kaldırarak yatırımın doğrudan kalıcı yapıya aktarılmasını sağlamaktadır.
Türkiye gibi deprem riski yüksek bölgelerde, afet sonrası en büyük sorun geçici barınmadan kalıcı konuta geçiş süresidir. Fabrika ortamında üretilen modüller, sahada inşaat süresini minimize etmekte ve yüksek rüzgar ve sismik yüklere dayanıklı, endüstriyel standartlarda tasarlanmaktadır.
Ayrıca, kentsel dönüşüm süreçlerinde de yapının tamamını tek seferde bitirmek yerine, bütçe ve ihtiyaç doğrultusunda modüller eklenebilir. Bu, düşük gelirli bireyler için konut sahipliğini kolaylaştıracaktır.
Türkiye'deki kentsel dönüşüm projelerinde, özellikle rezerv alanlarda veya deprem sonrası hızlı konut ihtiyacında bu "çekirdekten büyüyen modüler model" in gayet kullanışlı olduğu görülmektedir.
Afetten sonra kurulan geçici yapıların "atıl bir yatırım" olmaktan çıkarılıp, zamanla genişleyen, enerji verimli ve modern birer gayrimenkul varlığına dönüştürülebileceğini görmekteyiz. Hem kamu kaynaklarının (AFAD/TOKİ) korunmasını hem de afetzedelerin hızla nitelikli konuta kavuşmasını sağlayacak finansal ve teknik bir altyapı için muhakkak arayışlarımız devam etmelidir.
Diğer Sektör Görüşleri
Bir yapı ruhsatı almak neden bu kadar uzun sürüyor?
İşi hızlı çözen ülkeler denetimden ödün vermiyor, sadece denetimi akıllıca yapıyor. Onayları aynı anda yürütmek, dijital süreçleri tek bir merkezde toplamak ve riski az projelere hızlı çözüm yolları sunmak, güvenliği tehlikeye atmadan süreyi yarı yarıya indirebiliyor. Türkiye'de ortalama 180 günlük süreyi aşağı çekmek için ilk yapılması gerekenler; onay süreçlerini dijital olarak tek prosedüre bağlamak.
Devamını Oku →
IGA: Bir Havalimanından Küresel bir "Aerotropolis"e Dönüşüm
İstanbul'un lojistik haritası, INRAIL (İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi) ile yeniden çiziliyor. 127 kilometrelik bu yeni hat, sadece bir ulaşım projesi değil; İstanbul Havalimanı (IGA) ve Airport City için tamamlayıcı niteliğikte bir mühendislik ve planlama hamlesidir. Airport City, bu yatırımla birlikte; global ticaretin fiziksel ve dijital düğüm noktası olan gerçek bir Aerotropolis’e evrilecek gibi duruyor.
Devamını Oku →
Avrupa Konut Krizinde "Modüler" Devrim: Verimlilik mi, Mevzuat mı Kazanacak?
Modüler inşaat sadece "hızlı çözüm" değil; hassas mühendislik, dijitalleşme ve karbon ayak izini minimize eden "nitelikli konut" üretiminin yeni standardıdır. Sektör paydaşları olarak teknolojik ilerlemeye ayak uydururken, mevzuatların bu hıza yetişmesi için kamu otoriteleriyle olan diyaloğumuzu güçlendirmeliyiz.
Devamını Oku →